TRAMPA
Neslihan Önderoğlu’nun içeri girmez miydiniz öykü kitabı narin, kırılgan, alıngan ve hüznü
melankoliye yediren bir kitap. Öykü kahramanların beklentilerine cevap vermeyen
hayat karşısındaki eğilişleri, suskunlukları ve içine kapanışlarını eledikten
sonra eleğin üzerinde kalanları ince, duygulu, hüzünlü, zarif ve doğal bir
dille anlatılmış.
İçeri
girmez miydiniz gerçektende öyküdeki karakterlerin ruh haline uyan en iyi
başlık. Hayatın vaat ettikleri karşısında eğer yaşayacağım buysa ve beni
bekleyen böyle şeylerse içeri girmeyeyim, kalsın diyecek farklı ama sanki aynı
buğulu gözlerle dünyaya bakan kırgın, küskün karakterlerden oluşuyor. Bir önceki karakter sonraki öyküde isim, mekân,
şehir değiştirse de sanki aynı insanı okuruz, dinleriz gibidir ve bu kitabın
ahengini, işleyişini, uyumunu bozmuyor. Kitabın bütününde kadın hassasiyetinin,
naifliğinin, inceliğinin damıtılmış halinin olduğunu söylemek yanlış olmaz.
Ustalıklı bir anlatımla dilin akışkanlığını kitaba yaymış olması okuyucuyu
lezzetli bir masalın kapısından içeri çağırır niteliğindedir.
Trampa
öyküsüyle tercihli yalnızlığın bile bir süre sonra insana nasıl battığını,
incittiğini, canını acıttığını göstermek, hatırlatmak için aynı acıyı başka bir
canlı yaşamasın diye kent insanı üzerinden yeniden kurgulayarak içimizi
titretişini,
Kapak
öyküsüyle
yokluğun resmini menol kapağı üzerine işlerken içimizde bir yerlerde saklanan
egoist, bencil yanımızı karşımızdakine göstereceğimiz hassasiyetler üzerinden
ya da karşımızdakinin hassasiyetlerini gözetmezsek, dikkat etmezsek ne şekilde
boka batacağımızı,
Bozkır
sıkıntısında bozkırın başlı başına bir sıkıntı
kaynağı olduğunu, rutini çağrıştırdığını, baş edemeyeceğimiz utançlarımız
karşısında ya kendimize ya da başkasına nasıl zarar verebileceğimizi,
Saide
öyküsünde
de kafeste beslediği kuşla kendini özdeşleştiren Saide adında bir kadının
üzerine sinen, yapışan ölüm korkusuyla baş etmenin kuşun özgürlüğüne bağlı
olduğunu,
Tersyüz’de
ise tutkuyla sevdiği eşinin ölümü üzerine hayatı kararan bir kadının evdeki
bütün eşyaların yerlerini değiştirdiği halde değişmeyen durağanlığı, çıkılmaz
girdabı, düz bir çizgide yürüdükçe zamanla küf tutan hayatının duvardaki renge
yansıyışını görürüz.
İçeri
girmez miydiniz yirmi öyküden oluşuyor
ve 2013 yılı Haldun Taner öykü ödülü sahibi. Ben 2. Baskısını okudum. Bir
öykü kitabı için bir yıl içinde ikinci baskı bu ülkedeki okuma alışkanlıkları
ve kitap satışları açısından başarılı bir sonuçtur. Kitapta en sevdiğim
öykülerden biri Trampa’ydı. Temiz bir baskıyla okuyucuya ulaşmasını sağlayan
alakarga yayınevi yeni bir yayınevi olmasına rağmen kapak tasarımından baskı
kalitesine, logosundan dizgisine başarılı bir çalışmaya imza atmış.
http://www.insanokur.org/?p=58113
http://www.insanokur.org/?p=58113
Yorumlar
Yorum Gönder